AK PARTİ OYLARI MI MHP OYLARI MI YÜKSELDİ?

Ak Parti oyları mı MHP oyları mı yükseldi?
Tarih:
15 Mart 2015
Okunma:
6774

MHP’nin oylarının bir yıl içinde en az yüzde 2 düştüğünü, AKP’nin oylarının en az yüzde 2 yükseldiğini gösteren araştırma şirketlerinin geçmiş sabıkaları, gelecekte neyin peşinde olduklarını da gösteriyor. Oysa reel oy oranları ve sosyopolitik olaylar hiç de öyle söylemiyor.

Araştırma şirketleri yaptıkları anket çalışmalarının yöntemlerini kamuoyu önünde açıklamadıkları sürece 2015 seçimleri öncesinde açıklanan anket sonuçlarını buradan sorgulamayı sürdüreceğiz. Sırada MHP’nin oyları üzerine yapılan anket sonuçları yer alıyor. Sadece bir araştırma şirketini dışarıda bırakarak söyleyelim, MHP’nin oy oranını yüzde 15’in üzerinde bulan bir anket şirketi yok. Bu arada yeri gelmişken bir not düşelim: Bizdeki “araştırma şirketlerini” anket şirketi olarak kodlamamız gerekiyor. Zira araştırma denen şey var olan olguları belirlemek üzerine yapılır. Oysa bizim anketçiler bir öngörüyü ortaya atarak Nostradamusçuluk oynamayı tercih ediyor. Biz de bu satırlarda kendilerini araştırmacı olarak değil, “anketçi” olarak kodluyoruz.

RTÜK, 40 yılın başında doğru bir iş yaparak araştırma künyelerinin açıklanması konusunda net bir kural koydu ama bizim anketçiler yine bir kurnazlık yaparak “3000 kişilik rastgele örneklem” diye bir şey uydurdular. Tamam TÜİK verilerine göre Türkiye ortalamalarını alıp, deneklerin yüzde 50,8’ini kadın olarak belirleyip bir örneklem oluşturuyorlar ama günümüzde araştırma dediğiniz şey temel olarak birkaç değişkeni biraraya toplayıp işinize gelen sonucu ortaya koymaktan çok daha ötede bir şey. Birçok farklı değişkeni biraraya toplamanız gerekiyor.

Örneğin 2015 seçim sonuçlarında MHP’nin alacağı oy oranını tahmin etmeniz için, 2002 seçimlerinde etkin bir şekilde var olan ANAP, DYP ve Genç Parti seçmeninin bugün kimlere oy verdiğini tespit edebilmeniz lazım ki, MHP’nin oy oranının ne olacağını sağlıklı bir şekilde bulabilin.

MHP’nin 2015 Genel Seçimleri’nde ne kadar oy alacağını hesaplarken, örneğin 2014 Belediye Seçimleri sonuçlarını baz alırsanız büyük hataya düşersiniz. MHP’nin 2014 Belediye Seçimleri’nde Türkiye genelinde aldığı oy oranı 15.83. Bugün –biri dışında- anket şirketlerinin açıkladığı MHP oranları yüzde 13 ila 15 arasında seyrediyor.

Tesadüf odur ki; MHP’nin 2011 Genel Seçimleri’nde aldığı oy yüzde 13, 2015 Belediye Seçimleri’nde aldığı oy oranı yüzde 15.

Yüzde 16 ya da 12 diyen olsa alnından öpelim ama 13 ile 15 arası bulduğunuz zaman insanın aklına “aman biz bu MHP’ye ilişmeyelim” gibi bir yaklaşımının olduğu düşüncesi ister istemez insanın aklına düşüyor.

Bir yıl içinde ne oldu da MHP’nin oyu düştü?

Öyleyse MHP nasıl oldu da 2014 Yerel Seçimleri’ndeki İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 17,63’lük oy oranına ulaştı ve biz bu oranı neden hiç hesaba katmıyoruz? Açıklayalım.

Ankara’da Mansur Yavaş, CHP’nin devşirme adayıydı ve CHP oylarının yanına MHP oylarının önemli bir kısmını da katarak yüzde 43’ün üzerinde oy aldı.

Oysa İl Genel Meclisi oylarına bakıldığında MHP’nin oy oranı yüzde 17’yken, CHP’nin oranı yüzde 32’ydi. Üstelik BBP’nin de Ankara’da yüzde 5 gibi bir oya sahip olduğunu görebiliyoruz.

2015 seçimlerine çok büyük olasılıkla MHP, BBP ittifakıyla katılacak. AKP’nin oylarına bakıldığında Melih Gökçek, Belediye Seçimleri’nde yüzde 44 oy alırken, AKP bu oy oranının altında yüzde 42’lik İl Genel Meclisi oyuna sahip.

Bir de dönüp İstanbul’a bakalım. Eğer Kadir Topbaş’ın aldığı yüzde 48’lik oyu referans alırsanız aklınız karışabilir. Rakibi olan Mustafa Sarıgül’ün yüzde 40 seviyesindeki oyu da CHP açısından yanıltıcı olabilir. Zira İl Genel Meclisi oylarına bakıldığında AKP yüzde 45 seviyesinde oy aldı. CHP yüzde 37 oy alırken, MHP yüzde 7 seviyesinde oy aldı. İl Genel Meclisi oyları toplandığında CHP ve MHP’nin oyları neredeyse AKP’yle eşit düzeye yükseliyor. Eğer AKP, milliyetçi sağ seçmenden hiç oy kaybetmediyse tabi.

2014 seçimleri bize MHP seçmeni hakkında ne anlatıyor?

1- MHP seçmenlerinin bir kısmı 2014 Belediye Seçimleri’nde bağırlarına taş basıp, AKP kazanmasın diye CHP’nin adaylarına oy vermiş. Ancak CHP de Yavaş ve Sarıgül gibi sağa rahatlıkla göz kırpabilecek adaylar göstererek AKP’yle olan makası kapatacak bir strateji gütmüş ve elinden geldiğince de başarılı olmuş durumda. Buradan anlaşılan şu: MHP seçmeni “AKP olmasın da ne olursa olsun” diyor.

2- MHP seçmeni İstanbul ve Ankara gibi kentlerde belediye başkanlarını seçerken partilerinden ümidi kesip önemli oranda Sarıgül ve Yavaş’a destek vermiş durumda. Ancak iş İl Genel Meclisi sonuçlarına döndüğünde MHP seçmeni CHP’ye torpil yapmıyor ve gerçek partilerine oy veriyor. İşte bu nedenle İl Genel Meclisi sonuçlarıyla, Genel Seçim sonuçları arasında paralellik kurmak mümkün. Dolayısıyla 2014 yılı itibarıyla MHP oylarını yüzde 18 seviyesine çekmiş durumda. Fakat MHP’nin tarihinde bu oy oranı sadece Öcalan’ın yakalanmasının ardından 1999 seçimlerinde görülmüş ve MHP tarihinde pik noktası olarak bulunuyor. Tabii bizim anket şirketlerinin aradığı manipülasyon MHP’nin bu yükselişiyle bir şekilde ilişkilenmediği için biz bu konuyu hiç konuşmuyoruz. Zira MHP’nin oylarını yükseltmesi AKP’nin kendi başına ya da HDP’yle birlikte anayasa değiştirecek güce ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.

“Türk Milliyetçiliği” kimliğini kimler taşıdı?

Geleneksel Türkiye sağ hareketine bakıldığı zaman, Türk Milliyetçiliği, Merkez Sağ ve Siyasal İslâm olmak üzere üç temel akımı görüyoruz. Özellikle Demokrat Parti’ye yapılan darbeden sonra, AP-MHP-MSP ayrışmasıyla bu damarların hangi ideolojiler üzerinde ayrıştığını net bir şekilde görebiliyoruz.

1970’li yıllarda salt Türk Milliyetçiliği’ne dayanarak seçimlere giren tek parti MHP. Ancak Türk Milliyetçiliği kimliğini üzerinde taşıyan ve iktidar seçeneğine yakın olan parti Süleyman Demirel’in liderliğini yaptığı Adalet Partisi. Zaten 1973 seçimlerine baktığınızda MHP’nin yüzde 3, 1977 seçimlerine baktığınızda yüzde 6 oy aldığını görmek oldukça kolay. Google’a bakarsanız görebiliyorsunuz. Ancak bu döneme AP ve DP’nin oy toplamlarına baktığınız zaman yüzde 37-40 arası bir oy oranını görüyorsunuz. İşte bu oy oranı, içinde Türk Milliyetçiliği olan merkez sağ oyudur. Ne zamana kadar? 12 Eylül darbesine kadar.

12 Eylül Darbesi, Türkiye’de en çok Sol/Sosyal Demokrat ve Sağ/Milliyetçi Merkez Sağ oyların düşmesine yol açarken, Sağ/Siyasal İslam oyların radikal bir şekilde yükselmesinin önünü açıyor. Zira 1983 Genel Seçimleri’nde cuntacıların desteklediği “Sağ/Millliyetçi” MDP yüzde 23 oy alırken, “Sağ/İslamcı” ANAP yüzde 45’le tek başına iktidar olmayı başarıyor. Bu dönemden sonra Türkiye’de Türk Milliyetçileri’nin ve Milliyetçi Merkez Sağ oylarının toplamı yüzde 21 ile 27 arasında gidip geliyor. Burada üst üste konması gereken oylar MÇP/MHP ve DYP’nin oylarıdır. ANAP’ın oylarını ise Refah Partisi ve artçılarının oyları ile topladığınızda AKP tabanının neye işaret ettiğini görebilirsiniz.

MHP bugün nerede duruyor?

Bu denklem, 2002 seçimlerine kadar üç aşağı beş yukarı aynı çizgide gidiyor. Ancak 2007 Genel Seçimleri’nden itibaren ortada merkez sağ parti kalmadığı için bütün sağ oylar AKP’ye yöneliyor.

Ancak 2002 seçimleri baz alınarak, AKP dışındaki sağ oyların toplamının (DYP-ANAP-Genç Parti-MHP) yüzde 29 olduğunu görüyoruz. 2007’ye gelindiğinde bu 29 puanın 14’ünün MHP’ye kaydığını görüyoruz. Açıktaki 15 puanın Genç Parti’ye ait olan kısmının bir kısmı İzmir gibi kentlerde CHP’ye kaydığını varsayarsak, ortada açıkta kalan “Milliyetçi Merkez Sağ” oyların en az yüzde 10 dolaylarında olduğunu görmek mümkün.

Bu anket şirketlerinin “MHP durduğu yerde oy kazanıyor” iddiası işte tam olarak buradan kaynaklanıyor. Aslında durduğu yerden oy kazanmıyor. AKP üzerinden 2007 yılında siyasal ikbal gören sağ milliyetçi seçmen AKP’den vazgeçme kararını 2014 seçimlerinde net olarak gösterdi ve başka bir merkez sağ parti ortada olmadığı için MHP’nin oylarını yüzde 17-18 seviyesine yükseltti. Hâlâ alınamamış 5-6 puanlık oy olduğu ortada. İşte CHP’nin sağdan aday gösterme stratejisi bu 5-6 puanlık oyu kapabilme üzerine kurulu. MHP’nin de radikal milliyetçi söylemden daha merkezde duran bir söyleme yönelmesinin sebebi, AKP öncesi milliyetçi merkez sağdan kalan son AKP oylarını bünyeye çekme arzusundan kaynaklanıyor.

Son dönemde AKP’nin ülkeyi dar bir kadroyla yönettiği de göz önüne alındığında bu tabanın ve bu tabanı temsil eden siyasetçilerin daha çok MHP’ye ama genel olarak MHP ya da CHP’ye kayacağı açık. Bu da MHP’nin yüzde 18’in altına düşmesinin neredeyse imkansız olduğunu ama yüzde 20’nin üzerini zorlayabileceğini bize söylüyor. Peki bunun aksi olur mu?

İmkânsızlıklar zinciri

Yani MHP seçmeni 2014 yerel seçimlerinden bugüne fikrini değiştirmiş olabilir mi? Anket şirketleri MHP’yi maksimum yüzde 15, AKP’yi minimum yüzde 45 gösterdiğine göre olabilir. Olasılıklara bakalım

1- Tayyip Erdoğan, Kadir Topbaş ve Melih Gökçek’le seçime giren AKP 2014’ün Mart ayında sağ seçmen gözünde güvenilmez bulunmuş, bu isimlerin yerine Ahmet Davutoğlu ve Efkan Ala geçtiği için desteğini AKP’ye çevirmiş olabilir. Sonuçta Ahmet Davutoğlu’nun liderliği Tayyip Erdoğan’a göre çok daha güçlü olduğu için AKP, oy oranını en az yüzde 2 oranında yükseltip yüzde 45’i yakalamış olabilir değil mi? Anket şirketleri bu soruyu sadece Türkiye’de değil, ABD’de, Kanada’da, İngiltere’de ya da Patagonya’da falan da sorsunlar. Desinler ki Tayyip Erdoğan’lı AKP mi sağ seçmenden daha yüksek oy alır, yoksa Ahmet Davutoğlu’lu AKP mi? Takdiri AKP’yi en az yüzde 45 bulan anket şirketlerine bırakalım. Halkın ne dediği 2014 İl Genel Meclisi sonuçlarında yazıyor. Tabii ki Davutoğlu, Erdoğan’dan yüksek oy alacaktır. Şaka şaka!

2- 2014 seçimlerinden önce henüz Süleyman Şah Türbesi, Türkiye ordusu tarafından korunamadığı için boşaltılıp, Kobani sınırlarına çekilmemişti. MHP seçmeni 2014 seçimlerinden sonra bu olayı görüp, “helal olsun AKP’ye” diyerek oylarını AKP’ye yöneltmiş olabilir. Bu da bir fikir.

3- 2014 seçimlerinden önce henüz AKP’nin Başbakan Yardımcısı, PKK lideri Abdullah Öcalan’la bir mutabakat metni üzerinde uzlaştığını resmen açıklamamıştı. Bu durumdan memnun kalan en az yüzde 2 seviyesindeki MHP seçmeni de oylarını alıp AKP’ye aktarmış olabilir. Nihayetinde insanlık tarihinde dünyanın bir öküzün boynuzunda durduğuna inanan insanlar da olmuştu, buna da inanılabilir.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ın oy oranını  6 puan Erdoğan’ın lehine hatalı bulan araştırma şirketlerinin iddiasına göre CHP’nin yüzde 2’lik oy oranı HDP’ye kaydığına göre AKP’nin oyunu yükseltmesi için bu üç seçenek dışında başka bir şık kalmıyor. Zira HDP seçmeninin tercihi AKP’ye, CHP’nin seçmeni de HDP’ye kaçtıysa bu sefer de MHP’nin yüzde 17’de sabit kalması gerekiyor, öyle değil mi?
Eğer MHP’den ve HDP’den AKP’ye oy kayması gerçekleşmediyse ki gerçekleşmesi için hiçbir neden yok; CHP seçmeninin en az yüzde 2’lik bir kesiminin Tayyip Erdoğan’ın başkanlık isteğine olumlu karşılık vermesi gerekiyor ki, fahiş hatalarıyla meşhur anket şirketlerinin AKP’nin en az yüzde 45 oy alacağı iddiası gerçek olsun.

Ezcümle; MHP’den AKP’ye en az yüzde 2 düzeyinde oy kayması yaşandığına toplumu ikna etmesi gereken en az 6-7 adet araştırma şirketi bulunuyor. Kendilerine “hodri meydan” diyelim ve bu iddianın gerekçelerini açıklamaya davet edelim.

Bunun tek açıklaması var. AKP’nin kendi başına bırakın 330’u yakalamayı, 276’yı bulmasının bile büyük bir risk altında olması. 2014 seçim sonuçlarına bakıldığında MHP’nin yüzde 18’in altına inmesini gerektirecek hiçbir rasyonel gerekçe yok. Peki bu manipülasyon neden yapılıyor?

MHP oyları düşmeyeceğine göre, AKP+HDP ya da AKP vekil sayısını 330’un üzerine çıkarıp, Erdoğan’ın başkanlık arzusunun önünü açmak.

Oysa işin gerçeği şu: AKP’nin her üç muhalefet partisinden de oy çekmesini sağlayacak hiçbir gelişme son 1 yıllık süreç içinde gerçekleşmedi. Ancak HDP barajı geçemezse konjonktürel olarak başkanlık için AKP’nin CHP ya da MHP’ye mecbur kalacak olduğu gibi bir gerçek ortada duruyor. Bu ihtimalin sahaya yansıma ihtimali ise sıfırın altında. AKP’nin oyunu hiçbir şekilde yüzde 43’ün üzerine çıkaramayacağı da ortada. Bu koşullar altında AKP+HDP vekil sayısının 330’u geçmesi için ya CHP’nin ya da MHP’nin vekil sayısının aşağı çekilmesi gerekiyor. Ancak MHP seçmeninin AKP’ye geçiş yapması konusunda hiçbir geçerli neden ortada yok. Bu durumda CHP’nin vekil sayısını HDP’ye devretmesi gerekiyor.

İşte tüm anket manipülasyonları bu hesap üzerine yapılıyor.

Ancak bunun gerçek olması da neredeyse imkansız. CHP meselesini bundan sonraki yazılarımızda inceleyeceğiz, ancak MHP’nin yüzde 18’i geçme ihtimali daha önce de belirttiğimiz gibi çok yüksek. Zira henüz DYP ve Genç Parti oylarının yüzde 6’sı 2014 seçimlerinde bile AKP bünyesinde bulunuyordu. Buradan MHP’ye geçme ihtimali çok yüksek olan yüzde 1-2’lik oy bile, Türkiye’yi bir koalisyon ihtimaline sürükleyecek ve HDP için AKP’yle koalisyon kurmanın yanına CHP’yle koalisyon kurma seçeneğini de ortaya çıkaracaktır.

Bu ihtimal de çözüm sürecinin sürekliliğinin sağlanması koşuyla dört yıllık yeni bir yargılama süreci anlamına geliyor. İşte henüz 8 ay önceki 6 puanlık fahiş hatanın hesabını vermeyen anket şirketlerinin bindiği ve seçmenleri bindirmeye çalıştığı gemicik bu. Ancak işlerin böyle yürümediğini, Erdoğan’ın yüzde 58 yerine yüzde 51,8 oy aldığı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gördük. Bu sonucun daha ağırını 2015 Genel Seçimleri’nde görme olasılığımız çok yüksek.

(onuryazicioglu@gmail.com / twitter.com/onuryazicioglu)

KAYNAK: ZETE

Yasal Uyarı :

Yayınlanan anketlerin/haberlerin tüm hakları Seçimanketi.TV.'ye aittir. Alıntılanan anketin/haberin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar
Yayında Olan 22 Yorum

Bütün Yorumları görmek için tıklayın...
kara parti
tarihimizde bu dönem kadar hırsızlık yapılmadı tek başına iktidar güç oldukları için inkar ediyolar şu anda vatanımızı bile pazarlıyolar bölücülere hala oy verenlere yazıklar olsun
türksoylu
anketçiler her çalışmalarını hep akpvechp üzerinde yaptıkları okudugumuz yazıdan belli oluyor .nedense hep kayan oyların mhpden oldugu izleniyor hiç biri mhpnin başarısını istemiyor neden işlerine gelmiyor akpyi hepsi elbirligi edercesine uçurmuşlar ..peki mhp20.22 arası neolacaqk
halk
AKP kardeşim daha siz uyanmasına diye ugrasiyonuz milleti ne projesi ureriginiz bu kadar da övunuyorsun satilmadik yer kalmadı o da yetmiyor gibi ver şimdiye kadar %100 geçti esnaf kepek kapatıyor git bi ddışarıdakimillete sor bbakalım sadece super proje ile millete sler yürümüyor halkı da dsun
ak parti
millet uyandı 80 yıldır yapılan hırsızlığı ve yapılmayınca yapılan hizmeti gördü.ilelebet akparti artık hedef 2071..
Yerinde patinaj he hü he
Bu degerlendirme haberler bayram degil eniste beni niye öptün safsatalari iki iki'nin dört ettigibi bir gercek var Bahceli bir an önce def olup gitmeli partinin basina dinamik,cesur,akici konusan halkin nabzini tutabilen karizmatik genc bir lider gelmesi gerekir.O zaman MHP % 30'lari görür
akp bu secim oncesi
akp bu secim oncesi her kesime,her hafta mujde veriyor neden acaba.akp zor durumda.secim oncesi mayista 60 bin ogretmen atamasi yapacak. enistem beni neden optu misali mujdeler.
Eyyüp mustafa berikman
Bu seçim akp tek başına gelsende öyle 300 330 milletvekili bulamaz.araştırma şirketleri aracılığıyla millete psikolojik baskı yapılıyor. Bu seçimde 2011 seçimlerinde olduğu gibi mhp ye oynanıyor.amaç HDP barajı aşsın akp ile açılıma devam etsin.yok öyle beyler bedava bal kaymak.
ULUSUM ARTIK UYAN
tanri isterse 2016'da erdogani yuce divanda hesab verirken gorecez.100yil sonra erdogan donemi turk tarihinin en cirkin yillari taninacak.bu secim turk ulusunun son firsatidir.AKP yine tek basina iktidar olursa bu milletin her oyun basina gelirse hak ediyor demek ki millet siyasetten hic anlamiyor.
halk
Ziya kardeşim inşallah yanilirsin bu millet 7 haziranda cevabi allahın izniyle verecektir
bülent hüseyin özçelik
saadet partisi akp den kaçanlarla meclise girmesin diye oyları kaydıracak yer arıyor ve manipülasyonun kralını yapıyorsunuz. yemez.
Bütün Yorumları görmek için tıklayın...

Din konusunda kendinizi nerede görüyorsunuz?

Oy Ver
Sonuçları Gör